Kıvılcım Olarak Giden, Ateş Olup Dönen Gençlerin Bayramı Kutlu Olsun!
29 Eki 2026 06:00

29 Ekim 1923 akşamı Cumhuriyet ilan edildi. Ama bir ülkeyi yalnızca yeni bir yönetim biçimiyle ayağa kaldıramazsınız, yetişmiş insanlara da ihtiyacınız var. Savaştan yeni çıkmış, mühendisi, doktoru ve öğretmeni az bir ülke için en acil soru buydu: Bu insanları nerede ve nasıl yetiştireceğiz?
Cevaplardan biri yurt dışıydı. MEB'in aktardığı rakama göre Cumhuriyet'in ilk on yılında 400'den fazla öğrenci yüksek öğrenim için devlet eliyle yurt dışına gönderildi. 1929'da çıkan 1416 sayılı Kanun bu işe düzen getirdi: öğrenciler Maarif Vekâleti'nin yazılı ve sözlü sınavıyla seçiliyordu. Mühendislikten tıbba, ziraattan müziğe pek çok alanda gençler Avrupa'nın okullarına gitti. Beklenti açıktı: öğren, dön, ülkende karşılığını ver.
Sirkeci Garı'ndaki telgraf
Bu hikâyenin en bilinen cümlesi, Anıtkabir'in aktardığına göre Atatürk'ün Berlin'e eğitime gönderilen gençlerden Mahmut Sadi Irmak'a yazdığı telgrafta geçer. Genç öğrenci Sirkeci Garı'ndan yola çıkmak üzereyken Atatürk'ün gönderdiği telgraf şöyleydi:
"Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz."
Sadi Irmak sonraki yıllarda hekim, bilim insanı ve eğitimci olarak ülkesine döndü. Cümlenin içindeki fikir ise açıktı: Avrupa'ya giden gençler orada yalnızca diploma değil, ülkesini aydınlatacak bir ateş de edinecekti. Atatürk'ün eğitim için en çok alıntılanan cümlesi de aynı yere çıkar: "Eğitimdir ki bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir cemiyet halinde yaşatır."
Bugün de sürüyor
1416 sayılı Kanun hâlâ yürürlükte ve MEB'in Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursu (YLSY) bu kanuna dayanıyor. Eylül 2023'te yapılan açıklamaya göre 48 ülkede, 123 üniversitede ve 40 kamu kurumu adına 3 bin 415 öğrenci bu burslarla eğitim görüyordu. Cumhuriyet tarihinde gönderilen yaklaşık 21 bin 500 öğrencinin %56'sı son 20 yılda gitti.
Cumhuriyet'in 103. yılında akılda kalacak şey şu: Kıvılcımın değeri, ateşe dönüşüp memlekete geri dönmesinde yatıyor. O ateşi de gönderilen gençler kadar, onları yetiştiren öğretmenler, sınıflar ve okullar yakıyor.
Kaynaklar: Anıtkabir, Mahmut Sadi Irmak'a gönderilen telgraf anısı · MEB, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Bakan Tekin, MEB bursuyla yurt dışına gönderilen öğrencilerle buluştu · 1416 sayılı Kanun metni (Resmî Gazete, 16 Nisan 1929) · TBMM Genel Kurul konuşması


