teknOrtam

Not mu, Yorum mu? Sınav Kâğıdına Yazılan Tek Cümlenin Gücü

8 Kas 2026 10:00

Not mu, Yorum mu? Sınav Kâğıdına Yazılan Tek Cümlenin Gücü

Ortak yazılı sınavların kâğıtları bu hafta öğrencilere dönmeye başlıyor. Bir öğrenci kâğıdını aldığında ilk neye bakar? Neredeyse hepsi önce sağ üst köşedeki sayıya bakar. Kâğıdın kenarına yazdığımız "Burada neden'i açıklamamışsın" gibi notlar çoğu zaman hiç okunmaz. Eğitim psikolojisi bu küçük anı kırk yıldır inceliyor ve sonuç öğretmenler için epey öğretici.

Üç grup, aynı görev: Butler'ın deneyleri

İsrailli psikolog Ruth Butler 1980'lerde 5. ve 6. sınıf öğrencilerine ilgi çekici, yaratıcı düşünme gerektiren görevler verdi. Öğrenciler bu görevleri üç ayrı oturumda yaptı ve geri bildirimi farklı biçimlerde aldı:

  • Sadece yorum: Göreve dair bir iki cümle, not yok.
  • Sadece not: Bir sayı, yorum yok.
  • Not ve yorum birlikte: Hem sayı hem cümle.

Sadece yorum alan grup, sonraki oturumlarda hem görevle daha çok ilgilendi hem de daha iyi performans gösterdi. Asıl şaşırtıcı sonuç üçüncü gruptaydı: Not ve yorumu birlikte alanlar, sadece not alanlarla neredeyse aynı sonucu verdi. Sayı yanındaysa yorumun etkisi kayboluyordu. Öğrenci kendini sınıftaki yerine göre ölçüyor, cümleyi okumuyordu.

Butler önemli bir ayrıntıya da dikkat çekti: Yüksek not alan başarılı öğrencilerin ilgisi düşmedi. Zarar gören, düşük not alan ve kendini arkadaşlarıyla kıyaslayan öğrencilerdi. Yani not, en çok desteğe ihtiyacı olan çocukları susturuyor.

Meta-analizler ne diyor?

Tek bir deneye dayanarak "Notu kaldıralım" demek doğru olmaz. Bu yüzden daha geniş tabloya bakmak gerekiyor.

  • Not mu, yorum mu? Koenka ve arkadaşları (2021), ilkokul ve ortaöğretimde yapılmış çalışmaları birleştirdi. Yorum alan öğrencilerle karşılaştırıldığında not alan öğrencilerin başarısı daha düşük, motivasyonu daha sağlıksızdı. Hiç geri bildirim almamaya göre ise not başarıyı artırıyor ama motivasyonu düşürüyordu. Yazarlar bazı etkilerin küçük olduğunu da not ediyor.
  • Her geri bildirim iyi değildir. Kluger ve DeNisi (1996), 600'ü aşkın etki büyüklüğünü inceledi. Geri bildirim ortalamada işe yarıyordu, ama vakaların yaklaşık üçte birinde performansı düşürdü. Bu zararlı geri bildirimler genellikle dikkati görevden kişinin kendisine çeviriyordu: "Sen zekisin" ya da "Senden bunu beklemezdim" gibi.
  • Bilgi taşıyan geri bildirim güçlüdür. Wisniewski, Zierer ve Hattie (2020), 435 çalışmayı birleştirdi. Geri bildirimin öğrenmeye ortalama etkisi orta düzeydeydi ve en büyük etkiyi, öğrenciye ne yapacağını söyleyen, bilgi yüklü geri bildirimler gösterdi. Övgü, ödül ve ceza ise çok daha zayıf kaldı.

Kısacası mesele "not kötü, yorum iyi" kadar basit değil. Öğrencinin dikkatini bir sonraki adıma çeviren geri bildirim işe yarıyor. Dikkatini kendi değerine çeviren geri bildirim ise ters tepebiliyor.

Ama bizde not zorunlu

Doğru, e-Okul'a not girmek zorundayız ve ortak sınavların puanı herkesin ekranında. Notu kaldıramayız. Ama sırasını ve ağırlığını değiştirebiliriz. Black ve Wiliam'ın 1998'de yayımladığı ünlü "Inside the Black Box" çalışmasından beri önerilen yol da tam olarak bu.

Kâğıtları geri verirken beş öneri

1. Önce yorum, sonra sayı

Kâğıtları sınıfta notsuz, sadece yorumlarla dağıtın. Öğrenciler yorumları okuyup üzerinde çalıştıktan sonra notu e-Okul'dan ya da ayrı bir kâğıtla öğrensinler. On dakikalık bu ara, cümlenin okunması için yeter.

2. Yorumu üç soruyla kur

Hattie ve Timperley'nin (2007) geri bildirim modeli üç soruya dayanır: Nereye gidiyorum? Şu an neredeyim? Sırada ne var? İyi bir yorum bu üçüne de kısaca cevap verir.

  • Zayıf: "Aferin, güzel olmuş." / "Daha çok çalışmalısın."
  • Güçlü: "2. soruda fotosentezin ürünlerini doğru yazmışsın. Işığın neden gerekli olduğunu ise açıklamamışsın. Kitaptaki deneyi tekrar oku ve 'neden'i bir cümleyle yaz."

3. Kişiyi değil, işi anlat

"Çok zekisin" ya da "Hiç dikkat etmiyorsun" gibi cümleler dikkati çocuğun kendisine çevirir. "Bu soruda birimi yazmayı unutmuşsun" gibi cümleler ise işe çevirir. Övgü yasak değil, ama çabayı ve stratejiyi övmek daha anlamlı (bkz. büyüme zihniyeti araştırmaları).

4. Yorumu kullanacak zaman ver

Okunmayan ya da kullanılmayan yorum, hiç yazılmamış gibidir. Derste 10-15 dakikalık bir "düzeltme saati" ayırın. Her öğrenci yorumdaki tek bir adımı uygulasın: bir soruyu yeniden çözsün ya da eksik açıklamayı tamamlasın.

5. Her şeye yorum yazmak zorunda değilsiniz

Kırk kâğıda uzun yorum yazmak gerçekçi değil. Sınıfta en sık yapılan üç hatayı belirleyin, her birine bir kod verin (A, B, C) ve tahtaya açıklamasını yazın. Kâğıda sadece kodu yazın. Öğrenci kendi hatasını bulup çözümünü yazsın. Hem zaman kazandırır hem de öğrenciyi düşünmeye zorlar.

Velilere bir soru önerisi

Çocuğunuz sınav kâğıdıyla eve geldiğinde ilk sorunuz "Kaç aldın?" olmasın. Önce şunu sorun: "Hangi soruda ne öğrendin?" Puan nasılsa öğrenilecek. Ama bu soru, kâğıttaki yorumların da okunmasını sağlar. Notla ilgili konuşmayı biraz sonraya bırakın; araştırmalar sınav kaygısını en çok aile tutumunun beslediğini gösteriyor.

Bir sayı öğrenciye nerede durduğunu söyler. İyi yazılmış bir cümle ise nereye gideceğini gösterir. Bu hafta kâğıtları dağıtırken cümleye de bir şans verin.

Kaynaklar: Butler (1988), British Journal of Educational Psychology · Koenka ve ark. (2021), Educational Psychology · Kluger ve DeNisi (1996), Psychological Bulletin · Wisniewski, Zierer ve Hattie (2020), Frontiers in Psychology · Hattie ve Timperley (2007), Review of Educational Research · Education Week: Not mu yorum mu? Araştırma gerçekte ne diyor

#geri bildirim#not ve yorum#ortak yazılı sınav#değerlendirme#motivasyon

Okumaya devam edin

Yorumlar

Reklam