19 Eyl 2026 10:00

Sekiz yıldır kullanılan bir müfredat bir gecede değişmez — kademe kademe değişir. MEB'in 2018 müfredatında başlattığı güncelleme de tam olarak böyle ilerliyor: robotik kodlama ana derse entegre edilirken, yapay zekâ uygulamaları ayrı bir seçmeli ders olarak programa giriyor.
Sekiz yıl önce hazırlanan müfredat, bugünün yapay zekâ araçlarını ve robotik kodlama pratiğini öngörmüyordu. Güncelleme, öğrencileri "teknolojiyi tüketen" değil "teknolojiyi üreten" bireyler olarak yetiştirme hedefiyle şekillendiriliyor — bu ifade, Bakanlığın son açıklamalarında tekrar eden merkezi bir tema.
Değişiklik tüm sınıf seviyelerine aynı anda uygulanmıyor. Geçiş 5. sınıftan başlayıp diğer kademelere yıllar içinde yayılacak şekilde planlanıyor; algoritma ve programlamaya ayrılan süre artırılıyor (1e1kod.org, 2026). Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersi kapsamında artık ayrı bir "Yapay Zekâ" teması da yer alıyor (Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, MEB).
Burada iki ayrı katman var: robotik kodlama, ana/zorunlu dersin (Bilişim Teknolojileri ve Yazılım) içine entegre ediliyor; yapay zekâ uygulamaları ise 16 yeni seçmeli ders arasında kademeli olarak devreye giriyor. Yani her öğrenci robotik kodlamayla ana ders üzerinden, bazı öğrenciler ise yapay zekâ uygulamalarıyla seçmeli ders üzerinden tanışacak.
Robotik kodlama ve yapay zekânın müfredata girişi, tek seferlik bir duyurudan çok, yıllara yayılan bir dönüşüm süreci. Öğretmenler için asıl avantaj, bu sürecin aniden değil kademeli ilerlemesi — hazırlanmak için hâlâ zaman var.